Bakış Açısı

Ferhat Ünlükal
3 min readJan 15, 2023

Aynı hayata farklı bakış açılarından bakıyoruz. Ortadaki dünya tek olmasına rağmen, bizim geçmişimiz, yaşadıklarımız, öğretilerimiz, korkularımız, endişelerimiz, duygularımız, yargılarımız, yaşadığımız zaman, değerlerimiz, ilkelerimiz, etik anlayışımız, öğrendiklerimize göre davranışlarımız değişiyor.

Takımları aynı düzleme getirmek için aynı geçmişlerden gelip aynı geleceğe yönlendirmeye çalıştığınızda onlarında tek düze kaldığı, hiyerarşik yapılardan geliyoruz.

Farklılıkların kaos yarattıkları ve güzelliğimiz olduğu bir dünyada yenilikçiği ortaya koyabiliyoruz.

Ancak farklılıkların güzellikler olması için, o takımların tek bir vizyon ve stratejide birleştirilmesi gereği, bir işin harcı.

Teknolojinin gelişimine bağlı olarak sürekli değişen dünyada, o gerçekliğe bakmaya çalışan bakış açıları, farklı geçmişleri, tek bir geleceğe indirgeme sanatıdır. İşte değişim liderliği.

Değişim liderliği, bu kadar çok parametreyi düşünmesi için kendi farkındalığı içerisinde, kendinin anda kalması ile mümkündür.

Anda kalmanın yanında, ne olduğunun farkındalığı, nerede olduğu ve nereye gitmek istediği, öğrenme sürecini ve yolu belirlediği için çok kıymetlidir.

Kendinin nerede olduğunu ve farkındalığı kadar, takımlarında nerede olduğu ve ne kadar yol gitmesi gerektiği, nasıl gideceklerini belirlemek için liderin dinlemeye ihtiyacı vardır. İnsanların kendilerini ortaya koymaları için de otonom çalışabilmeleri, bireysel yaratıcılıklarını ortaya koymaları önemlidir.

Bireysel yaratıcılık ortaya konulmadığında, ortada düzeltilecek, iyileştirilecek, hata yapılacak bir şey kalmadığı için, kişiler çıktıya, yazmaya yönlendirilmelidir. Amazon, projeleri değerlendirmeden önce 6 sayfayı geçmeyecek şekilde bir brief yazdırıyor.

Herkes kendi iç dünyalarından hayatı anladığı için, kendi içinden baktığında, ego, çıkarların ile karmaşık bir dünya görürsün. Objektif görmek için kendinin de dışına çıkmak gerekir. Kendinin dışına çıkmak için, kendinin içini biliyor olman, farkındalığının yüksek, etik ve ahlaki değerlerinin oturmuş olması gerekir. Kendi farkındalığının olması, kendi çıkarlarını ile uyuşmuyor ise de, narsizm ve fırsatçıysan da yine gerçekçilikten uzaklaşabilirsin. Kendi gerçeğinden değil, dünya gerçeğinden uzaklaşırsın. Çünkü öncüllediğin şeyler gerçekleşecektir. Para, makam, rütbe gelecektir ancak onların sürdürebilirliği, insan toplulukları, vizyon, hayaller, hayatlar ortadan kalkacaktır.

“Bir karıncaya göre; aslan, kaplan ve çıngıraklı yılan şefkatli ve iyi huylu hayvanlardır. Ördekler ve kazlar ise yırtıcı hayvanlardır… Her şey sizin görüşünüze bağlıdır.” Jimm M. Power

Bakış açısı, nereden baktığınız, neye değer verdiğiniz, neye yapmaya hazır olduğunuz, nerede olduğunuz ve nereye gideceğinizi belirler.

Tüm bunlar içerisinde, bunları güven, ilkeler ve değerler ile yaparsanız, o zaman çok değerli olur. “Bir insanın gelebileceği en büyük mertebe güvenilir insan olmaktır.” Doğan Cüceloğlu

Para, makam, mevkiyi öncüllememenin bir yolu, minimalist bir yaşamdan geçiyor. Daha az, daha güzeldir. Nicelik değil, niteliğin önemli olduğunu anladığınızda, minimalist yaşama geçmek daha kolaylaşır. “Daha az satın alın, aldıklarınızı iyi seçin: kural bu. Nicelik değil, nitelik. Bu yapabileceğiniz en çevre dostu şey.” Vivienne Westwood diyor.

Hatalar yapın. Hatalardan öğrenirsiniz. “Sadece büyük ölçüde başarısız olmaya cesaret edenler, büyük başarılar elde edebilirler.” Robert F.Kennedy diyor.

Zengin Baba, Fakir Baba kitabında da, Robert T. Kıyosaki “Oysa başarısızlık, kazanan olmayı öğretir kaybedenlere” diyor.

Kaybetmeden, kazanamazsınız. Acı çekmeden, güzel günler gelmeyecek. Güzel günler geldiğinde de imtihan edilmeyeceğiniz gibi bir kural yok. Her zaman, her şekilde imtihan edileceksiniz. Bu hayat. İster 7 sinde, ister 70'inde.

Zaman değişiyor, geçmişte başaramadıklarınızı, bugün veya yarın başarabilirsiniz. “Bugünün başarıları, dünün imkansızlıklarıydı”. Robert H. Schuller

Farklılıklara ve farklı görüşlere saygı duyacağız. Nereden kaynaklandığını bilirsek, nereye gidebileceğini çok daha rahat bilebiliriz. Doğan şey insanın egosundan mı yoksa gelecek umutlarından mı doğduğu başarı ihtimalini etkiler.

Fikir ayrılıklarına rağmen, karşısına saygı duyabilmek, insanlık belirtisidir. Fyodor Dostoyeski “Bir fikir ayrılığına rağmen karşındakine saygı duyabiliyorsan, insan olmuşsun demektir” diyor.

İnsan sürekli bir öğrenme yolculuğunda, yolcuğa pasif öğrenme ile başlıyoruz ancak katılımcı öğrenme ile devam ettiğimizde, okumanın yerini yazma, öğrenmenin yeni öğretme aldığında, yolculuğa daha derin devam ediyoruz.

İşte insan olma, işte liderlik yolu.

Liderlik, Farkındalık, Merak, Cesaret, Kültürel Zeka, bağlılık ve işbirliği üzerine yükseliyor.

Farklı bakış açılarını hayatıza koyduğunuz, keyifli, üretken, verimli bir hayatta insan olmak dileğiyle.

--

--

Ferhat Ünlükal

Fintek sektöründe deneyime sahip bir liderdir. İş dünyasında girişimcilik ve değer yaratma üzerine, bilgi ve deneyimlerini paylaşmaktadır​.