Takım olma
Geçen haftalarda, Webrazzi Summit’te, Acun Ilıca’nın bir söylemi çok hoşuma gitti ve bende sizlerle paylaşmak istedim.
Acun, “Önce ailemi kurarım sonrasında para kazanırım” diyor.
Takım olma, duygusal toplumlarda aile kavramı ile özleştiriliyor olsa da, daha pragmatik topluluklarda, profesyonel ortaklık olarak ta değerlendirilebilir.
Takım, duyguda ve amaçta birleşmedir.
Duygusal topluluklarda, takım ve millet olabilme konuları çok plana geçerek, ulvi bir amaca yönelme durumunda, onu başarabilen toplumları ifade ediyor. Kurtuluş Savaşını düşündüğünüzde de, bir toplumun, direnişini ve sivil girişimciliğini gösteriyor.
Pragmatik topluluklarda bu paralı askerlik ile oluyor. Bunun yanında, iş hayatına geçildiğinde de, bir amaç uğruna birleşerek, refah seviyesi yaratarak oluyor. Yeni üstsel internet girişimcilerinde ortaklık ve hisse vererek, bu takımlar birleşiyor.
Peki ne kadar duygusal ne kadar pragmatik olarak takımları kurabiliriz?
Takımlar, duygusal toplumlarda, ortak bir amaçta birleşmeyi, ulvi bir vizyonu yapmak için birleştiğinde, onlara aile ortamı yaşatırsanız, onlarda kendilerini aile gibi görebileceklerdir. Ailenin pragmatik motivasyonu ise, mirastır. Yapılanlar sonuç itibarıyla, yine ailede kalacağı inancı o takımları motive eder.
Takım olma vizyon ve amaç birliği ile başlamış olsa da, birbirine duyabilme, ihtiyaçlarını anlayabilme ve bu ihtiyaçlara saygı duyabilmek, aile ve takım bütünlüğünü sağlamak için önemlidir. Duygusal toplulukları, motive edebilmek bu anlamda kolaydır ancak hayal kırıklıkları yaratmakta bir o kadar kolaydır.
Pragmatik olarak işleri yapmak istiyorsanız da, ölçüm yöntemleriniz ve geliri paylaştırmanız, payı vermek sürdürülebilirliğin anahtarı olur.
Tabii ki çok profesyonel ve pragmatik toplulukları sürekli beslemek her zaman mümkün olmaz. O nedenle, büyük gruplarda sürekli artan hiyerarşik rütbeler vardır.
Duygusal ve amatör grupları yönetmek daha kolay gibi gözükse de, esasında onları yönetmek daha zordur. Çünkü onları duyguları anlamadan yönetemezsin.
Duygusal ve pragmatik olarak her ikisindeki rütüelleri yerine getirmiyor veya arada karışıyorsa, o zaman takım oluşturmak ve mücadele vermek gerçekten zorlaşır.
Asıl sorun, takım üyelerinin de birbirlerini duyamamalarından gelir. Küçük çıkarlar için birbirlerinin Kapoları olabileceğini yanılgısına düşmelerinden kaynaklanır.
Kapoları, güç, makam, şöhret, para uğruna hiçbir şeyden çekinmeyen, ona ulaşabilmek ve onu elinde tutabilmek için her şeyi göze alan, bu uğurda herkesi ezip geçen, sevgi, dostluk, vefa, minnet bilmeyen sadece kendini düşünen bağnazlar olarak tanımlıyor Soner Yalçın.