Yeni Nesil Ödeme ve Mali Sistemler

Ferhat Ünlükal
4 min readJan 21, 2023

Devletler vergi sistemlerini korumak ve sürdürülebilirliği sağlamak için, gelişen teknolojik imkanlar ile birlikte ödeme ve mali sistemlerini birleştirmek durumunda kalıyor.

Küçük ve orta boy esnaflarda, bu vergi ve ödeme kayıtlarını daha iyi şekilde takip edebilmek için, dijital ve teknolojik platformları kullanmak zorunda kalıyor. Bu dönüşümün ilk örneğini 15.01.2013 tarihinde yayınlanan Vergi Usul Kanununun (VUK) 426 nolu tebliğinde görüyoruz.

VUK 426 tebliğinde, yazarkasa fişleri ile ödeme sliplerinin birleşmesine imkan sağlayan yeni nesil ödeme kaydedici cihazların kullanma mecburiyeti ve onaylanmasına dair usul ve esaslar tanımlandı.

VUK 426 tebliğinin fişlerin dijitalleşmesini imkan sağlarken, bilgisayar bağlantılı sistemleri kullanan organize perakendecilerin, çevre uygulama yazılımları ile entegrasyonu ve E-fatura süreçlerini de entegre edecek şekilde, güncelleme ihtiyacı oluşmuştur. 30 Eylül 2017 tarihinde de, VUK 483 nolu tebliğ içerisinde kullanım çerçevesi tanımlandı.

VUK 483 nolu tebliğte belirtilen entegrasyonların standart olmaması, müşterilere göre entegrasyon ve kontrol zorlukları, bunların genele yayılması konusunda, VUK 507 nolu tebliğin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu tebliğte de, satış otomasyon, e-fatura/e-arşiv sistemleri ve ödeme sistemleri tek bir platformda birleştirerek, işletici kuruluşlar tarafından işletilmesi hedeflenmiştir.

VUK 507'de sektörel bir zorunluluk olmaması, her işletmeye uygun bir satış otomasyon sisteminin olmaması, bu alanda ticari ölçekleme problemleri yaratmıştır. Bunun yanında, ödeme kuruluşları bu alanı fiziki ödemelerde bir yayılım fırsatı olarak değerlendirmeye çalışmışlar. Bankacılık ve finans kurumları, POS sistemlerinin yeni bir versiyonunda yayılım şansı olarak değerlendirmişlerdir. Sektörel olarak yayılım problemleri, zorunlulukların oluşmaması, takip sistemine girmek istenmemesi bu alanın büyümesini engellemektedir. Teknolojik olarak bulut bazlı ve yeni teknolojileri hayata geçiren, teknoloji platformları, ticari olarak aynı başarıyı yakalamada zorlanmaktadırlar.

Bunun paralelinde Gelir İdaresi Başkanlığı’nın E-fatura/E-arsiv’e geçiş ile ilgili kararlı, teknolojik bilgisi ile yönlendirdiği ve VUK 509 nolu zorunlu geçiş yapmak zorunda olunan mükelleflerde, ticari ve teknik başarı çok daha yüksektir.

E-fatura/E-arsiv sistemleri VUK 426 tebliğinde yaratılan standartlaştırmayı ve ölçeklemeyi, mali zorunluluklardan dolayı yapmayı başardılar.

Mükelleflerin entegrasyon için ödemek zorunda kaldıkları maliyetler, geçişi zorlatırırken, sistemlerin mükellef kontrolünde olması vergi kayıplarını belli oranda engelledi.

VUK 483'ün ölçeklemesi için şekillendirilen VUK 507'nin ölçekleme problemlerini de düşünülerek, VUK 426 tebliğinin fiş tarafındaki, VUK 509'un fatura tarafındaki ölçeklendirmeyi de gerçekleştirebilecek yeni bir sisteme ihtiyaç oluşmaktadır.

Özellikle mükelleflerin çok daha farklı ödeme alternatiflerini kullandığı bir ortamda, Yazılım ve Platformların Servis olarak verilebildiği (PaaS ve SaaS) bir yapıda, perakende, ödeme, mali sistemlerin yeni bir platform içerisinde bütünleştirilmesi, açık bankacılık, açık mali platformların kullanılarak, müşteriye verisini kullanma özgürlüğü tanınması, işlerini kolay yönetebilmesi, finansal sağlığını düzenleyebilmesinin değer yaratmasını bekleyebiliriz.

Özellikle müşteri alışkanlıklarındaki değişikliklerde, ödeme alternatiflerinin çeşitlenmesine imkan tanımaktadır. Müşteriler daha fazla dijital ödeme alternatifi kullanmak istemektedir. Kartlı, cüzdanlı, online ödeme imkanlarını kullanmaktadırlar. Tüm bu süreçlerin yine mali olarak kontrol altına alınması ve vergilendirilebilmesi de, devlet, perakendeciler, bankalar, ödeme kuruluşları, teknoloji sağlayıcıları açısından ekosistemini yeniden düşünme ihtiyacı oluşturmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı vizyoner şekilde, sektörü yönlendirici aksiyonları almaktadır. Devlet, vatandaş ve sektör ihtiyaçlarını dinleyerek, yeni regülasyonları yönetmeye çalışmaktadır. Bu konuda, dünyadaki birçok ülkeden hızlı hareket eden bir Gelir İdaresi Başkanlığı’nın olması gurur vericidir.

Son dönemde tartışılan taslak kapsamında da bilanço esasına göre defter tutan birinci sınıf tüccarları ve kendi emeği, yetkinlikleri ile çalışan serbest meslek kazanç defteri turan mükellerinde ödeme sistemleri ve mali sistemleri kullanması ile ilgili zorunluluklar getirilmesi amaçlanmaktadır. Nisan 2023 tarihi itibarıyla da ödeme sistemleri kullanmaları zorunluluk haline getirilmesi planlanmaktadır.

3100 sayılı kanun çerçevesinde, ödeme kaydedici cihaz yazarkasaPOS kullanmaları durumunda, mevcut yükümlülüklerini zaten yerine getirmiş olacaklar.

Bilgisayar bağlantılı, yukarıda belirtilen VUK 483 nolu tebliğe göre hareket eden mükellefler, haricen masaüstü POS cihazı bağlamak durumundadır. Organize perakende zincirlerinden bu durum zaten pratik olarak uygulanmaktaydı. Bilgisayar bağlantısı kullanan ve entegrasyonlarını yapanlar, masaüstü pos kullanacak anlamına gelmektedir.

Bilanço esasına göre defter tutacak mükellefler ile ilgili VUK 544 nolu tebliğte, yeni değerleme oranları belirlenmiştir.

Bilanço usulüne göre defter tutma hadleri, yıllık alış tutarları 890.000 TL, Satış tutarı 1.270.000 TL, Yıllık Gayrisafi İş Hasılatı 440.000 TL, İş Hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 890.000 TL olarak güncellenmiştir.

Ödeme ve Mali sistemleri geliştiren teknoloji firmalarını, finans ve ödeme kuruluşlarını, devleti ve vatandaşı kapsayacak yeni teknolojik imkanları hep birlikte düşünmek, planlamak ve ekosistem içerisinde hayata geçirmek durumundayız.

Devlet, Bankacılık, Ödeme Kuruluşları ve teknolojik platformların geçmiş deneyimleri, yetenekleri ile yeni vizyoner ödeme ve mali sistemleri geliştirerek, Dünya’da da öncül olacağına inanıyorum.

--

--

Ferhat Ünlükal

Fintek sektöründe deneyime sahip bir liderdir. İş dünyasında girişimcilik ve değer yaratma üzerine, bilgi ve deneyimlerini paylaşmaktadır​.